Bak ne diyor Yağmur

  Gökte bulutlar, kararan heybetli görünümleriyle, su olup da akmak için toplanıyorlar. Bir cümbüştür gidiyor. Gökyüzü rengarenk olmasa da tonları açıktan koyuya. Mavi gözükmez olmuş, varsa da belli belirsiz. Rüzgarın önüne katılmışlar da dökülmeye yer arıyorlar. Yerde ise bir telaş, […]

Düş sonrası

Dün gece düşümde gördüm o yolu. Upuzun, belli belirsiz, kıvrım kıvrımdı, ufukta kaybolan. Demir bir atın üzerindeydim. Göğüs kafesim soluk soluğa inip kalkıyor, tekerler sanki yukarıya doğru akıyordu. Rengarenk bir kır cümbüşü vardı, mevsim ilkbahar olmalı. Kuş ve böceklerin sesine […]

Yol – Yolcu – Soluk

Yol – Yolcu – Soluk… Bir üçgenin iç açıları toplamı gibi ya da Usta’nın sözüyle dersek: “Yuvarlağın Köşeleri” Üçgen, Dörtgen, Çember; hepsinde döngü aynı ve döngüyü döngüleyen de yukarıdaki sacayağı hep. Birbirinin içine geçmiş, biri olmazsa diğeri olmayacak köşe taşları. […]

XT mi, XTR mı yoksa?

XT mi, XTR mı yoksa? Bilmem ki, teker dönsün yeter. Teknik, teknoloji küçük bir ayrıntı. Ne olacaksa, dönmeyen tekerin teknolojisinden bize ne. Çok değil, 3-5-10 yıl sonra nasıl da bakacaklar bizim demir atlara. Nasıl da gidiyorlarmış dağ-tepe bu ağır alüminyum, […]

Tekerleme-Şekerleme

Nedir? Ne denir? Ne dense yeri midir? Denli-densiz, senli-sensiz Tekerli, tekerlemeli, şekerler Şekerleme, krem-karamel Rüzgar getirir, rüzgar götürür Haydan huya, yardan suya Sayılar, sayıklamalar Dönen, döndüren, çeviren, çevrilen Çevrildikçe evrilen deneyler, deneyimler Döndükçe teker, çevrildikçe pedal, vurdukça yüze rüzgar, doldukça […]

Ay batımı

Saatine bakmak geldi aklına, nereden geldiyse artık. Hiç de alışkanlığı yoktu oysa. Bildiği tek saat: “Gün doğumu ve gün batımıydı” Yıllar önce bir dağ bilgesi kulağına fısıldamıştı: “Evlat, zamanın yoksa ya da kıymetliyse dağa çıkma!” Anımsadı ve hoş bir tebessüm […]