Yazdı, yaşadı…

  Yaşadığını yazamazdı belki ama yazdığını yaşadı. Yaşananlar yazılamazdı belki ama yazılanlar yaşanandı. Yaşananların hepsini yazmak mümkün olmasa da, o çok iyi biliyordu yazılanların yaşanmış olduğunu. Yazdı, yaşadı; yaşadı, yazdı… Hakan EŞME / Yazım Sonrası

Sesimin Yankısına Kapıldım

Sesimin yamaçlardaki o anlaşılmaz yankısına kapıldım bir an. Kentli bedenimizden çıkıp doğanın ritmine uymuş; pedallarımız döne giderken, bir soluk molası vermiştik. Güneş, ağaçların kalın, okkalı yaprakları arasında bize göz kırpıyordu. Uçurumun başında fakat kalın yapraklı ağaçların uzağındaydık. Martıların kanat çırpışlarından […]

Coşku, her yerdedir.

Coşku her yerdedir. Onu göremeyen sensindir çoğun. Bir kuşun kanadında, gökyüzünde uçan; bir çiçeğin renginde, toprakta ışıltılar saçan; kokusunda belki, ter karışmış tozda toprakta. Coşku yeryüzünde, bir derenin akışında; içinden geçerken sularının duyduğun heyecanda, “Ya düşersem” korkusunda; düşmeden, ıslanmadan geçtiğin […]

Kaybolmak, Aramak ve Bulmak

Kaybolmak, Aramak ve Bulmak üzerine çeşitlemeler – Bulmanın ilk eşiğidir kaybolmak. – Yolu bulmak isteyen kaybolmayı da göze almalıdır. – Kaybolmayan bulamaz. – Sıkıntı patikalarda kaybolmak değil, patikaların kaybolmasıdır. – Kaybet ki bulasın. – Bulmak isteyen kaybeder. – Bulmak için […]

Keşfe Çıkılacak Gün

KEŞFE ÇIKILACAK GÜN Sonbahardı mevsim. Ben diyeyim Eylül ayının son demleri, siz deyin Ekim’in ilk soluğu. Tam keşfe çıkılacak bir gündü. Güneş tepede nazlanarak salıyordu ışıklarını. Bulutlar gölgelik yapıyordu nazlanan güneşe. Gölgenin dokunduğu yerde güneşin, güneşin dokunduğu yerde gölgelerin arandığı […]

Kırk hali var yolun

Kırk hali var yolun. Kırkı da birbirinden farklı, kırkı da birbirinden demli. Güneşli, rüzgarlı, yağmurlu… Islak, kuru, tozlu, topraklı… Karardıysa gökyüzü, rüzgar serinliğini üflüyorsa uzaklardan, kır çiçekleri, otlar sallanıyorsa yelin yönünde nazlı nazlı ve o nemli soluğu çekiyorsan içine, en […]