YAZILARIM

Hep yine yüzü gülüyor vatandaşın(!)


Yeşiline, otuna; börtüsüne, böceğine; kurduna, kuşuna methiyeler dizdiğimiz; onlarsız bir yaşamın adeta bir çöl olacağını her seferinde söyleyegeldiğimiz ormanlık alanlar, yeni çıkan yönetmelikle vasıf içi, vasıf dışı diyerek yine bir bölüm vatandaşımızı parselli haritalar önünde keyfe getirecek gibi duruyor.

Birçok kişinin farkında olmadığı ama bekleyenlerin iştahla ellerini ovuşturdukları son düzenlemeler, meclisten geçiverdi ve “her sayısı kanun” olan Resmi Gazete’de yayınlandı (07 Ocak 2021 tarih 31357 sayı)

Başlığı da kendisi gibi oldukça çekici: “ORMAN SINIRLARI DIŞINA ÇIKARMA İŞLEMLERİNE İLİŞKİN YÖNETMELİK”

Kenar köşede kalmış gibi duran, vasfını yitirmiş ya da tek bir dudak hareketi ile vasfını yitirebilecek ormanlık araziler artık imara açılıyor.

Vatandaş sevinmeyecek de kim sevinecek, ondandır yüzlerin bıyık altından ve gevrek gevrek gülmesi.

Hani hep denir ya: “Vatana millete hayırlı olsun” diye.

Bunun vatana ne kadar hayrı olduğu tartışma götürür ama bir kısım “millet”e fazlasıyla hayrı olacağı kesin.

Vatan sözcüğünü beton diye tercüme edip okuduğunuzda hayırlı bir hizmet gibi duruyor.

Nasıl durmasın ki,

Yabani hayvanlardan başka bir işe yaramayan, kimseye bir hayrı dokunmayan, bir de yandı yanacak diye her yıl yüreğimizin ağzına geldiği ve bunun yanında bir sürü de malzeme ve personeli istihdam edip bütçeye yük getiren ormanların varlığı büyük sorun bu ülkede.

O yüzden her gelen gözünü bu yeşile dikiyor ve neresinden tırtıklayıp da açıkta kalan vatandaşıma yer temin edeyim diye adeta üzerine titriyor.

Halbuki salkım saçak ne idüğü belirsiz bir şekilde göğe uzanmış ağaçlar kesilse; kesilen yerler bir an önce imara açılıp ekonomiye kazandırılsa bundan tüm vatandaşlar istifade etse kötü mü olur?

Hem ülkemiz kazanır hem de ekonomide bir kez daha şahlanmış oluruz.

Evliya Çelebi’nin “Seyahat…” dediği yere “İnşaat…” diyenler başımızdan eksik olmasınlar deyip, yönetmeliklere uygun icraatların bir an önce gerçekleşmesini dileyelim.

Neydi diğer sözümüz?

“Irmağının akışına ölürüm Türkiyem…”

diye diye son cüzde ne ırmak ne ağaç, ne orman ne su kalacak…

(Yazıda “eser miktarda” ironi olduğunu belirtmek gerekir mi bilemedim, bir kısım vatandaş zaten anlamıştır, bir kısmı ise harita başında, parselasyon peşinde olduğundan bu tür yazılar, çiziler zaten çok anlamlı değildir)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir