Yayla Balıkçı Barınağı!

Saros Körfezinde Keşan ilçesine bağlı mücavir alan olan Yayla Köyü Sahili insanların yazları dinlenmek ve tatil yapmak amacıyla gittikleri şirin bir sahil boyu olarak geçer kayıtlarda…

Köy halkı geçimini tarım ve hayvancılık yaparak sağlar; köyde yaygın bir balıkçılık yoktur ama köyün bir nazar boncuğu (!) gibi balıkçı barınağı vardır.

1995’li yıllarda koylara balıkçı barınakları yapılması için tüm ülkede bir seferberlik başlar, kime ve neye hizmet ettiği planlanmamış  olan bu barınaklar  bir süre sonra her yerde sorunlar oluşturur ve birkaç kişi dışında kimseye faydası dokunmaz. Devrin iktidarları ki daha sonra Ulaştırma Bakanı, ülkede devam eden balıkçı barınaklarının iktidarlar tarafından sempatizanlarına örtülü bir kaynak transferi olduğunu itiraf etmiştir.

İkinci konutların karadan baskı altına aldığı Yayla sahilini denizden de kuşatmak ve boğazını sıkmak amacıyla yapılan ve inşaası halen devam eden balıkçı barınağına karşı DOÇEK uzun soluklu bir mücadeleye girmiş fakat ne yazıktır ki sadece barınak boyutlarını 50 metre kadar küçültebilmiştir.

Keşan DOÇEK (Doğa Çevre ve Kültür Derneği) olarak resmi kurumlara yapmış olduğumuz itirazlara gelen yanıtlar ve dilekçeler fotoğraf olarak eklenmiştir.

Yazlıkçı yöre halkının imzaları, hukuki başvurular ve kampanyalar Ulaştırma Bakanlığı tarafından dikkate alınmamış ve inşaat devam etmiştir.

Ve ardından dönemin iktidar partisinden ibretlik tokat (!) gibi bir yanıt gelmiştir:

Barınağın yapılması devam ederken, DOÇEK’in işaret ettiği kirlilik sahilde baş göstermeye başlamış ve kirli bir alan, sirküle olamadığından dolayı kumu azalan bir sahil ve kötü kokular bölgenin insan eliyle kaderi olmuştur.

Aşağıdaki fotoğraflar Kasım 1996 tarihinde inşaatın başlamasından önce çekilmiştir. Şimdi bu bölgede taş duvarlardan oluşan ve sahilin kum sirkülasyonunu bozan, koku ve kirlilik yayan kale gibi bir barınak vardır.

 

Ve günümüzdeki hali. Deniz tüm kumu alıp yandaki koya taşımış, kumsal bitip evlere dayanmış ve kötü bir koku orayı dayanılmaz bir halde bırakmıştır.


Açılış için gelen Ulaştırma Bakanına ithafen yazılmış ve yerel basında yer almış bir yazım:
HOŞGELDİNİZ SAYIN BAKANIM!!!

Edirne ilinin şirin Keşan ilçesine ve Saros Körfezi denen ülkemizin cennet köşesine hoşgeldiniz…

Siz büyüklerimizi bölgemizde yaptığınız büyük yatırım hamlesi kurdelalarını keserken görmek bizlere gurur veriyor, aynı gururu bir başka sayın bakanımızın Bağ Kur İrtibat Bürosunun açılışı sırasında da duymuştuk…

Açılışını yapacağınız barınak için size kısa bir anımsatma yapalım dedik:

Yayla sahilinde açılışını yapacağınız  Balıkçı Barınağı için geçen yıl 1500 tane imza toplanmış ve sahile barınak istemiyoruz denmişti, bunlar size belki ulaşmamış olabilir…

Anımsatalım dedik…

Geçen yıl  barınağın o sahile yapılmasına hayır diyen partinizin ilçe teşkilatı bugün sizlerle gurur duyarak açılışa katılıyor ve politikanın “dün dündür” felsefesine ne kadar bağlı olduğunu kamuoyuna bir kez daha kanıtlıyor… partinizin ilçe teşkilatına o günlerde böylesi bir kaynak israfına hayır dedikleri için teşekkür etmiştik; şimdi teşkilatınızdan bir teşekkür alacağımız var…

Anımsatalım dedik…

Saros Körfezindeki balık üretimine katkıda bulunması için yapılması düşünülen… böyle uzayıp gidiyor resmi evraklardaki sözcükler… olmayan, yasak avcılıkla soyu tükenen balıkların üretimini sözde arttırmak için 3 trilyona mal olacağı söylenen barınakların inşa edilmesi fikri sizden önceki hükümetlerin masalarından geçti ama burada yaşayan herkes biliyor ki Saros Körfezi; o balık cenneti olan Saros Körfezi artık bir çöl…

Barınakların açılışından sonra adet olmak üzere orada size ve bürokrat ekibinize yemek vereceklerdir ve balıkçı barınağına yakışan yemek de balık olur, orada hiç kimse size boyu 5 cm’lik hamsilerin tutulduğundan falan söz etmeyecektir…

Körfezde balık kalmadı sayın bakanım…

Anımsatalım dedik…

Açılışını yaptığınız barınağın bulunduğu köyde geçimini sadece balıkçılık ile temin eden 3 aile bulunduğu hususu da gözlerden kaçmış olabilir, yani ortada artık ne yakalanacak balık ne de balıkçı var ama güzelim koyun önüne bir utanç duvarı gibi dikilen taş bir barınak ve denize gömülen trilyonlar var…

Eminiz ki eğer elinizde olsaydı denize gömülen bu trilyonları orada balıkçılık yapmak isteyen ailelere kredi olarak verir ve onların hür teşebbüslerine akılcı katkılarda bulunurdunuz ama size bir önceki dönemde pişen yemeğin kurdelasını kesmek kalıyor…

Hayırlı olsun ne diyelim…

Saros Körfezinin sorunlarını çözmek için ona  yapılacak en iyi yatırımın siz büyüklerimizin düşündüğü gibi balıkçı barınakları olduğunu geç de olsa anladık, bu işe zamanında hayır, biraz daha konuyu inceleyelim diyerek;  ne kadar fuzuli bir yere masa başında alınmış olan kararlara karıştığımızı düşündükçe şu an yüzlerimiz kızarıyor… sizden dileğimiz en kısa zamanda gereken yerlere emirler yağdırarak yeni barınak projeleri oluşturmanız ve Saros Körfezinde balığın bollaşması; oranın bir balıkçılık merkezi olması için mümkün olan  her koya bir barınak inşa etmenizdir… hazır emir verirken yöredeki parti teşkilatlarına söyleyin de bir çağrı yaparak tüm balıkların körfeze gelmelerini balıklara tebliğ etsinler…

Sayın bakanım;

Keseceğiniz kurdele ile geleceğe taşınan bir utanç duvarının temelini atacak ve gereksiz yere devletin trilyonlarını heba edeceksiniz…

Balığı kalmayan, balıkçısı olmayan, yasak avcılıkla dibi çölleşen bir körfeze yakışan inci gerdanlık benzeri barınağın açılışı sırasında duyduğumuz gururu satırlarımıza yansıtalım dedik…

Artık Keşan’ın sırtı yere gelmez, müjdeler olsun… haberiniz var mı? sayın Ulaştırma bakanımız Keşan’ı ihya edecek dev bir tesisin temellerini atıyor…

Anımsatalım dedik…

!!!…

Hakan EŞME / Keşan DOÇEK

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir