|
TURKUVAZ MAKAMINDA İBRİCE LİMANI Yıldızların yeryüzüne indiği bir
geceydi... Saros Körfezi’ne yaklaşırken arabanın açık penceresinden dışarıya
uzanıp kulak kabarttım. Tek duyulan ağustos böceklerinin korosuydu. Ayışığı
yol boyunca geçtiğimiz ayçiçeği tarlalarını, ince uzun sazları, zeytin
ağaçlarını, çam ormanlarını hiç üşenmeden laciverde boyuyordu. Ama asıl
merak ettiğimiz, Saros'un o ünlü, hareli turkuvazıydı. Açık mavi tonlardan,
koyu laciverde uzanan denizi görmek için sabahı, gün doğumunu beklemek
gerekiyordu. Kıyıları dik uçurumlardan uzun
kumsallara kadar değişik oluşumlar ile kaplı olan körfez, gerek kumlu,
gerekse kayalık zeminlerde o çekici turkuvaz rengini sergiliyor. Körfezin
çevresindeki çam, armut, akasya ve zeytin ağaçlarıyla kaplı, ayçiçeği
tarlaları ortasındaki köyler de kalabalıklaşmış ve betonlaşmış tatil
yörelerinden sıkılmış doğaseverlere uygun alternatifler sunuyor. Saros
Körfezi’nin çevresindeki çoğu alan SİT bölgesi olduğundan burada yerleşim de
az. Adilhan, Sazlıdere ve Gökçetepe köyleri doğaya kaçış için adını
sayabileceğimiz yerler arasında. Günümüzde sualtı tutkunlarının
en ideal dalış noktalarından olan İbrice Limanı ise Keşan'a bağlı Mecidiye
beldesinde yer alan iki küçük koydan oluşuyor. Burası kısa süre önce
mütevazı bir balıkçı barınağıydı. Artık özellikle yaz aylarında dalma
meraklılarının akınına uğruyor. İbrice Limanı'nda balıkadam eğitimi veren
bir dalış merkezi de var. Özellikle mayıs ayından eylül ayı sonuna dek süren dönemde İbrice Limanı'nda dalgıçların mezuniyet baloları yapılıyor denilebilir. Neredeyse tüm İstanbul dalgıçlarının sertifikalarını aldığı, açık deniz ile tanıştığı ilk yer İbrice... Cumartesi sabahı erkenden İstanbul'dan yola çıkan dalış grupları üç buçuk saatlik bir yolculuk sonunda ulaşır buraya. Liman her iki yanı yüksek tepelerden oluşan bir koyda yer alıyor. Doğusundaki tepeden bakıldığında iki koy görülüyor: Küçük Çanak ve Büyük Çanak. Bu koylarda mükemmel resif sığlıkları bulunuyor. Koyların dipleri zaman zaman kaya ve kumluk halinde meyilli olarak kırklı metrelere kadar inen bir sualtı yapısına sahip. Bu koylara yapılan dalışlar sırasında çok sayıda sübyeye, taşların arasında gizlenen ahtapotlara ve melanur sürülerine rastlamak mümkün. Liman'ın batı kıyısındaki sarp ve dik kaya yapısı Toplarönü Burnu'na kadar uzanıyor. Toplarönü mükemmel gizli koyları olan bir dalış noktası. Ancak bu bölgeye gidebilmenin tek yolu denizden geçiyor. Kayalık olan Toplarönü'nde ortalama derinlik ise 20 metreyle sınırlı. Üç Güzel Mağarası'nda taş
diplerinde eşkina, ahtapot ve böcek görülebiliyor. Bu bölge gece dalışı ve
eğitimleri için de ideal. Tekne dalış yerlerinden Kiremitlik ise iki
metreden kumluk olarak başlayıp, 40 metreye dek dik bir duvar olarak inen
güzel bir dip yapısına sahip. Burada kayaların arasında yuva yapan mığrı ve
orfoz balıkları, böcek ve nadiren ıstakozlarla göz göze gelmek hiç de
sürpriz olmuyor. İkinci seçenek ise otomobille
yirmi dakika mesafedeki Keşan ilçesindeki üç yıldızlı oteller. Limandan
içerilere toprak yolla devam edildiğinde, Deli Liman adı verilen arkası
çamlık, önü deniz olan bir kamp sahasına ulaşılıyor. Burası kamp kurmayı
tercih edenlerin, kamp ateşli ve gitarlı geceler yaşamak isteyen dalgıçların
mekânı. Kamp yerinden güneşin batışını, hele hele güneş battıktan sonra,
ışık kirliliği olmaksızın, gökyüzünde Samanyolu'nu izlemenin keyfine doyum
olmuyor. Biz ilk geldiğimizde gökyüzünde havai fişek gösterisi var
sanmıştık. Meğer gördüğümüz yıldız yağmuruymuş! Turkuvazla hareli, bol
balıklı Saroz Körfezi gezmekle, dalmakla, anlatmakla bitmez. Görmek ve
yaşamak gerekiyor. |