| |
Keşan (Edirne) ve Marmara Ereğlisi (Tekirdağ)
Yörelerinde
Oligosen Yaşlı Birimlerin Çökel Ortamları ve Linyit Oluşumları.
Türkiye Jeoloji Kurumu Bülteni, C. 23, 133-140, Ağustos
1980
Bulletin of the Geological Society of Turkey, V. 23, 133 — 140, August 1980
Muzaffer ŞENOL Maden Tetkik ve
Arama Enstitüsü, Ankara
ÖZ: Araştırma bölgelerindeki Oligosen yaşlı çökeller delta
ve akarsu ortamlarında birikmişlerdir. Bu ortamlar, esas olarak çökellerin
litofasiyesleri, sedimenter yapılan, fosil içerikleri ve geometrileri; aynı
zamanda bunların dikme kesitte ilişkileri gözlenerek ve bu
gözlenenlerin çağdaş ortamlarda yapılmış olan araştırmalarla
deneştirilmeleri sonunda ortaya çıkartılmışlardır.
Delta depolanmalarında delta ve lagün gibi delta arası çökeller görülmüştür.
Keşan yöresinde, linyitler delta düzlüğü ve lagünlerin bataklıklarında
bulunmaktadır. Marmara Ereğlisi'nde bunlara menderes yapan ırmakların taşkın
ovalarında rastlanmıştır.
ABSTRACT: The Oligocene—aged sediments of the investigated
areas were deposited in fluvial and deltaic environments. This can be stated
on the basis of the lithofacies, sedimentary structures, fossil content and
geometry of the sedimentary bodies involved; also on their relation in
vertical sequences and comparison with the studies made in modern
environments.
Furthermore in the fluvial environments we distinguished both braided and
meandering channel deposits and flood—plain deposits.
In the deltaic deposits we have seen deltasand interdeltaic sediments such
as lagoon.
Lignites are found in the Keşan—area in the marshes of deltaic plains and
lagoons. In Marmara Ereğlisi they are enconuntered in the flood—plains
meandering rivers.
GİRİŞ ve AMAÇ
Bu araştırma, Kopp, Pavonive Schindler (1969) ve Lebkiichner
(1974) tarafından Alt ve Üst Oligosen yaşı verilen linyitli çökellerin
ortamlarını saptamak amacıyla yapılmıştır. Bunun için havzanın karakteristik
yerlerinden dikme kesitler ölçülmüştür (Şekil 1). Genel olarak kesitlerde,
gözlenen birimlerin litofasiyes, sedimenter yapı, fosil içeriği ve geometri
özelliklerine ağırlık verilmiştir. Saptanan bu özelliklere uyumlu sütun
kesit çizerek, kesit güzergahlarında eski çökel modelleri çıkartılmıştır. Bu
modellerin çağdaş ortam modelleri ile deneştirilmeleri sonunda ortam
yorumlamalarına gidilmiştir. Kaya türlerinin içerdiği kırıntıların tane
boyları Wentworth1 un (1922) tane boyu ölçeğine göre yapılmıştır. Birimler
arasında tane boyu değişimlerini açık seçik gözleyebilmek için her bir tane
boyu grubu ayrı çıkıntı yapacak şekilde dikme kesite işlenmiştir. İnce
kırıntılı birim (ince kırıntılılar) sözü, kil, mil ve çok ince kum boyu,
kaba kırıntılı birim (kaba kırıntılılar) sözü, ince kum boyundan büyük tane
boyunda kırıntı içeren çökel birimlerin tanımlanmalarında kullanılmıştır.
ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR
Çalışılan yörelerde ve yakın çevrelerinde, Erkılıç (1977)
(Şekil 2), Ternek (1949), Lebküchner (1974) jeolojisine, Kara ve Tuncah
(1978) (Şekil 3) linyit ve jeolojisine, Gökçen (1971, 1972)
sedimentolojisine ve burada adlarını sayamadığımız pek çok çalışmacılar
değişik amaçlara yönelik araştırmalar yapmışlardır.
GENEL JEOLOJİ
Keşan'da Oligosen yaşlı ç öke İler kil taşları ve
miltaşların egemen olduğu kalın bir çökel ile temsil edilmiştir. Lebküchner
(1974) bu çökellere "Muhacir Formasyonu" adını vermiştir. Kopp, Pavoni ve
Schindler (1969) bunların Alt Oligosen yaşında olduklarını söylemişlerdir.
Bu çökellerin üstüne linyit arakatkılı kum taşları, miltaşları ve kil
taşları gelir. Lebküchner (1974) bu birimlere "Linyitli Kumtaşı Formasyonu"
adını vermiş ve Alt Oligosen kısmen de Üst Oligosen yaşında olduğunu
söylemiştir. En üst seviyede, az yuvarlanmış, değişik tane boyunda ve
çeşitli tür kaya kırıntıları içeren çakıllı bir istif görülür. Lebküchner
(1974)?bu istife "Çakıllı Formasyon adını vermiştir. Marmara Ereğlisi'nde
ise Oligosen yaş çökeller altlarda linyitli kil taşları, miltaşları ve
kumtaşları ile başlar. Bunu Keşan yörelerinde olduğu gibi çakıllı istif
örter. Kırıntılar birbirleri ile az miktarda kalsiyum karbonat çimento ile
orta ve iyi derecede tutturulmuşlardır. Genellikle katmanlar D—B yayılım ve
5° — 20° arasında değişen açı ile eğimlidirler.
DİKME KESİTLER VE YORUMLARI
K 1 Kesiti
Kesit (Şekil 5) Yenimuhacir—Yılanlı (Şekil 2) arasında ölçülmüştür. Kesitler
için açıklamalar şekil 4'de verilmiştir. Litofasiyes. Kesit en altlarda
zeytini siyah renkli kiltaşı çökelleri ile başlar. Bunlar üste doğru mi
İtası birimleri ile ardalanmahdır. 100 m. den sonra kiltaşları ve miltaşları
yerlerini göreli olarak çok ince—kaba kum boyutlar arasında değişen kum
taşlarına bırakır. Bunun da üstüne altlan aşındırmalı, çakıl ve çakıllı
kumtaşı ile başlayan yukarı doğru tane boyu küçülmesi gösteren çoğun linyit
ara katkılı kiltaşları ile son bulan devreler gelir. Bu kısımda ince
kırıntılılar devrelerin oran olarak yarıdan çoğunu kapsamaktadır. 222. m.
den sonra gelen devreler altları aşındırmalı, çakıl ve çakılcık içerikli
kaba kumtaşları ile başlar. Bu devrelerde tane boyu küçülmesi nadir olarak
ince kırıntılı birimlere kadar olur. Kaba kırıntılı birimlerin değişik
yerlerinde yapılan gözlemler, bunların kötü boylanmalı olduğunu
göstermiştir. Yapılan çeşitli deneyler sonunda, kırıntıların kökenlerinin
başlıca kuvarsitler, granitler, kristalin şistler, kireçtaşları,
serpantinler, çeşitli renkli silis taşları, volkanik kay açlar ve bazaltlar
oldukları görülmüştür. Kaba kırıntılar, orta ve iyi derecede ve
birimlerde yerel olarak değişik boyutlarda ve oranlarda dağılmışlardır. Bu
da kaba kırıntılı birimlerin çoğun kötü boylanmış, doku ve bileşim yönünden
gerekli olgunluğa erişmemiş olduklarını gösterir. Kumtaşlarında ara gereç
görevini yapan kil ve mil boyundaki malzeme kimyasal çimentonun girişini
engellemiştir. Bu nedenle kalsiyum karbonat olan çimento kaba kırıntılılarda
hacimce %25 den azdır. Bu oranın ince kırıntılılarda %10 dan az olduğu
görülmüştür. Çökellerde çimento az olmasına karşın orta ve iyi derecelerde
tutturulmuşlardır. Sedimenter Yapılar. Dikme kesitte (Şekil 5) görülen en
önemli çökelme yapıları olarak dalga etkisi ile oluşmuş kırışıklar (rıpıl),
konvulut laminasyonlar, yatay katmanlar ve laminalar, merceksel katmanlar,
tırmanma yapan akıntı çapraz laminaları, akıntı izleri, demir yumruları,
aşındırmalı taban, organizma yaşam izleri ve akıntılara bağlı rıpılların
göçü ile oluşmuş büyük ölçekli çapraz katmanlar tesbit edilmiştir. Dalga
rıpıllarının doruk eksenleri K—KD—KB yönleri arasında değişen gidişlere
sahiptir. Akıntı izlerine göre iz bırakan çökeller genellikle D yönüne
akmışlardır. Büyük ölçekli çapraz katmanlar orta—kaba kumtaşı birimlerinin
bazılarında gelişmiştir. Buna göre ırmağın akışı KD—D yönlerine doğru
olmuştur. Fosil. Doğal olarak linyitli zonlarda bitki fosilleri vardır. Bu
zonlarda ayrıca ince kavkılı gastropod fosillerine rastlanmıştır.

Şekil 2. Keşan—Malkara civarı uranyum aramaları jeoloji
haritası. (M. Erkılıç, 1977'den sadeleştirilerek alınmıştır.)
Figure 2. Geological map of Keşan—Malkara district for uranium exploration.
(Adapted from M. Erkılıç, 1977.)
Geometri.Kesitin başlangıcından ortalara kadar olan
kısımlarda birimler geniş katmanlıdırlar. Katmanlar lamina—orta kalınlık
(0,3—30 cm.) arasında değişir. Kumtaşları kiltaşları ve miltaşlarına göre
daha kalın katmanlıdır. Kesitin üstlerine gelen kısımlarda devrelerde
bulunan kaba kırıntılılar mercek şekillidirler. İnce kırıntılılar ise geniş
yayılımlı ve katmanlıdırlar. Bunların şekil ve yayılımları taşkın ovalarının
geometrilerine ve akarsuyun göçüne bağlı olarak değişiktir. Renk. Kesitte
yer alan ince kırıntılı birimlerde zeytini siyah, kaba kırıntılılarda koyu
sarımsı turuncu ve linyit içerikli çökellerde siyah renk egemendir. Ortam
Yorumu. Çalışılan bölgenin karakteristik yerlerinden ölçülen ve yukarıda
değinilen verilere uyumlu olarak incelenen dikme kesitin (Şekil 5) çağdaş
ortam modelleri (Scruton)
Linyit delta üstünde gelişen bataklıklarda olmuştur. Akarsu
dolgularında gelişen akıntılara bağlı büyük ölçekli çapraz katmanlara göre
malzeme genellikle ortama GB—B yönlerinden taşınmıştır. Kırıntıların orta ve
iyi yuvarlak olması taşınmanın uzaklardan olduğunu gösterir. Saptanan delta
çökelleri, arazide geniş yayılımlar gösterir. Arazi gözlemlerimize göre
Keşan Oligoseninde tek delta gelişiminden öte büyük bir delta kompleksi
vardır. Şüphesiz bu karmaşığın farklı yörelerinde çökel modelleri tümü ile
birbirlerine benzemez. Bunun en önemli nedeni malzemeyi taşıyan suyun
enerjisinin ve ortam karakterlerinin zaman ve mekan içinde farklılık
göstermesidir.
K 2 Kesiti Kesit (Şekil 6) Demirci—Doğan köyleri (Şekil 3)
arasında ölçülmüştür. Litofasiyes. Kesit alt kesimlerde paralel
katmanlı ve zeytini siyah renkli ince kırıntılılardan temsil edilmiştir.
Daha üstlerde bunun arasına yer yer kumtaşları girer. 25—50. m. ler
arasında bulunan çökeller linyit arakatkılı ve fosil içeriklidirler. Kesitin
üst kesimlerine doğru, K 1 Kesitinde değinilen devresel çökellerin hemen
hemen aynısı gelir. Fosil içeren birimlerde kalsiyum karbonat olan çimento
oldukça yoğundur. Diğer birimlerin petrolojik özellikleri hemen hemen K 1
Kesitinde değinilenlerle eş olduğundan bu kısımda yazılmamıştır.
Sedimenter Yapılar. Kesitte (Şekil 6) izlenen en önemli
sedimenter yapılar olarak; dalga etkisi ile oluşmuş rıpıllar, yatay
katmanlar ve laminalar, derecelenmeler, organizma yaşam izleri, bozulmuş
katmanlar aşındırılmış tabanlar, akıntılara bağlı rıpılların göçü ile
oluşmuş büyük ölçekli çapraz katmanlar ve küçük ölçekli çapraz laminalar
gözlenmiştir. Derecelenme ortamın durgun olmasından kaynaklanmıştır.
Organizma yaşam izleri büyük ölçüde ince kırıntılılarda ve kömürlü
çökellerde yoğunlaşmıştır. Bunların yoğunlaştığı yerlerde katmanların
çoğunluğu bozulmuştur. Çapraz katmanlardan alınan ölçülere göre suyun
akıntısı genellikle K—KD—D yönlerine doğru olmuştur. Fosil. Kesitin orta
yerlerinde bulunan bazı çökellerde lagüner— somatır (Lebküchner, 1974)
ortamda yaşayan lamellibranş ve gastropod fosillerine rastlanmıştır.
Linyitli çökellerde bitki fosilleri vardır. Geometri. Alt kesimlerdeki
çökeller geniş yayılımlı ve lamina— çok ince (0,3—10 cm.) arasında değişen
kalınlıkta katmanlıdır. Daha üstlerde devresel istiflerin alt kısmını
oluşturan kaba kırıntılılar fazla yayılımlı değillerdir. Bunlar kanalın
geometrisine göre gelişmiş mercek şekillidirler. Devrelerin üstlerini
oluşturan ince kırıntılı birimler lamina—çok ince ( 0,3—10 cm.) kalınlıkta
katmanlıdırlar. Bunların şekil ve yay ılımları, taşkın ovalarının
geometrilerine ve akarsuyun zaman içinde olan yatay göçüne bağlı olarak
değişiktir. Renk. Bu kesitteki çökellerin renkleri hemen hemen K 1 Kesitinde
değinenlerle aynıdır.
Ortam Yorumu. Yukarıda değinilen verilere uyumlu olarak
incelenen dikme kesitin (Şekil 6) alt kesimleri lagün, üstleri akarsu
ortamları olarak yorumlanmıştır.

OLİGOSEN YAŞLI LİNYİT OLUŞUMLARI
Lagün ortamı, ince kırıntılı ç öke İlerle temsil edilmiştir.
Bazı katmanlarda lagüner—somatır ortamlarda yaşayan fosillere rastlanmıştır.
Linyit oluşumu ortamın bataklık kısımlarında gelişmiştir. Akarsu ortamı,
devresel dolgularla temsil edilmiştir. Bu devrelerde oran olarak ince
kırıntılıların kabalara göre az olmaları bunların, enerjisi fazla olan
örgülü akarsu çökelleri olduğunu gösterir. Bu çökellerde gelişen çapraz
katmanlara göre malzeme ortama genellikle G—GB—B yönlerinde taşınmıştır. M 1
Kesiti. Kesit (Şekil 7) Kargaburnu—Demirtepe (Şekil 3) arasında ölçülmüştür.
Litofasiyes. Kesit tümü ile altlan aşındırmak devresel istiflerden
oluşmuştur. Bu devrelerin herbiri kaba kırıntılılarla başlar ve üste doğru
göreli olarak ince kırıntılılara geçer. Alt kesimlerde ince kırıntılılar
devrelerin oran olarak %70 kadarını oluşturduğu halde bu oran üst
devrelerde %40'ın altına düşer. Linyit oluşumu alt kesimlerdeki devrelerin
ince kırıntılılarında gelişmiştir. Kırıntılıların petrolojik özellikleri
genellikle K 1 Kesitinde değinilenlerle benzerlik göstermektedir. Sedimanter
Yapılar. M 1 Kesitinde en önemli çökelme yapıları olarak aşındırmak taban,
derecelenme, konvolut ve paralel laminasyon, organizma yaşam izleri, demir
yumruları, gecikme çökelleri ve akıntılara bağlı rıpılların göçü ile oluşmuş
büyük ölçekli çapraz katmanlar ve küçük ölçekli çapraz laminalar
tesbit edilmiştir. Fosil. Bilhassa kömür içerikli ince birimlerin
bazılarında çok az olarak ince kavkılı gastropodlara rastlanmıştır. Doğal
olarak kömürlü zonlarda bitki fosilleri vardır. Geometri. Bu kesitten evvel
K 1 ve K 2 kesitlerinde devresel birimler için değinilen geometri
özellikleri buradaki devresel çökeller içinde geçerlidirler. Renk. Bu
kesitte görülen renkler hemen hemen diğer kesitlerde değinilen çökel
renkleri ile aynıdır.
Ortam Yorumu. Yukarıda değinilen verilere uyumlu olarak incelenen dikme
kesitin (Şekil 7) çağdaş çökel ortam modelleri (Doeglas, 1962; Williams ve
Rust, 1969; Coleman, 1969; Me Go wen ve Garner, 1970) ile karşılaştırılması
sonunda yazar bu kesitin akarsu ortamı modellerine uygun geldiğini
görmüştür. Akarsu ortamı, altlarda menderesli, daha üstte örgülü akarsu
çökelleri ile temsil edilmiştir. Bazı birimlerde gelişen çapraz katmanlara
göre malzeme ortama genellikle G yönünden taşınmıştır. Kaba kırıntılıların
orta ve iyi yuvarlak olması taşınmanın uzaklardan olduğunu gösterir. Linyit
oluşumu menderesli ırmakların taşkın ovalarında görülmüştür.
LİNYİT OLUŞUMLARI
Deltalarda linyit oluşumu, delta üstünde gelişen
bataklıklarda görülmüştür. Burada bulunan linyit birimlerinin kalınlıkları
en fazla 4m., uzunlukları ise birkaç kilometre olan kamalar ve mercekler
şeklindedir. Linyit katmanları arasında farklı kalınlıkta ve yayılımda ince
kırıntılı çökel birimler vardır. Lagünlerde linyit oluşumu lagün
bataklıklarındadır. Burada bulunan linyit birimleri sınırlı kalınlık ve
yayılımlıdırlar. Çoğun linyitler ince kırıntılılar içerirler. Menderes yapan
akarsuların taşkın ovalarında oluşan linyit birimlerinin kalınlıkları ve
yayılımları fazla değildir. Bu yayılım, taşkın ovalarının geometrileri
ve akarsuyun zaman içinde olan yataklarının göçü ile büyük ölçüde kontrol
edilmiştir. Örgülü akarsu yataklarında kayda değer linyit oluşumlarına
rastlanmamıştır. Bunun sebebi linyit oluşumu için elverişli olan taşkın
ovalarının örgülü akarsu ortamlarında gelişmemiş veya az gelişmiş
olmasındandır. Çalışılan yörelerde linyit oluşumu otoktondur. Bu oluşumun
yataklanma özellikleri paralik kömür havzalarına çok benzer.
SONUÇLAR
Keşan yörelerinde; — Oligosen yaşlı çökellerin kırıntıları
G—GB—B yönlerinden taşınmışlardır. — Kırıntılar, delta (delta altı, delta
önü ve delta üstü), lagün ve akarsu (örgülü) ortamlarında çökelmişlerdir. —
Linyit oluşumu delta üstü düzlüklerde ve lagünlerde gelişen bataklıklarda
olmuştur. Marmara Ereğlisi yörelerinde; — Oligosen yaşlı çökellerin
kırıntıları genellikle G yönünden taşınmışlardır. — Kırıntılar akarsu
(örgülü ve menderesli) ortamında çökelmişlerdir. Linyit oluşumu menderesli
ırmakların taşkın ovalarında görülmüştür. Görülüyor ki, Oligosen yaşlı
linyitler çeşitli ortamlarda oluşmuştur. Ortamlara bağlı olarak
Kalınlıkları, yayılımları, gelişimleri, v.b. özellikleri farklı olan
linyitler için aramalarda detaylı havza etüdlerinin yapılması kaçınılmaz bir
olgudur.
KATKI BELİRTME
Yazar, çalışmalar sırasında gerekli kolaylığı sağlayan C.
Sungur'a, M. Erkıhç'a, H. Kara'ya ve E. Tuncalı 'ya teşekkürlerini sunar.
Yazının Uk geliş tarihi: 9.5.1979
Yazının düzeltmeden geliş tarihi: 7.5.1980
Yayma verildiği tarih: 10.1.1981
DEĞİNİLEN BELGELER
Coleman, J. M., 1969, Brahmapudra River:
Channel processess and sedimentation. Sediment. Geol. 3, 129-239
Deoglas, D. T., 1962, The structure of the
sedimentary deposits of braided rivers. Sedimentology., 1, 167—190
Donaldson, A. C, Martin, R. H., Kanes, W. H.,
1970, Holocene Buadalupe delta of Texas gulf coast. In: Morgan, J. P., ed.,
Deltaic sedimentation, modern and ancient. Soc. Econ. Paleontologists
Mineralogists Spec. Publ. 15, 107-137
Erkılıç, M., 1977, Trakya uranyum aramaları
ön raporu. M.T.A. Uranyum servisi rap. no. 488, Ankara
Gökçen, S. L., 1971, Keşan bölgesi
türbiditlerinde siklik sedimantasyon. Hacettepe fen ve müh. bil. der. 1,
50—65, Ankara , 1972, Keşan bölgesi kumtaşlarınm yapısal dokusal özellikleri
ve bölgenin sedimenter fasiyesleri. Hacettepe fen ve müh. bil. der. 2, 1,
50-65, Ankara
Kara, H., Tuncalı, E., 1978, Köprüce Çiftlik
ile sultanköy arasının jeolojisi. M.T.A. (Yayınlanmamış), Ankara
Koop, K., Pavoni, N., Schmdler, C, 1969,
Geologie Thrakiens IV: Das Ergene-Becken. Beih. z. Geol. Jahrb., Helt 76,
136s., Hannover.
Lebküchner, F. R., 1974,-Orta Trakya
Oligosen'inin jeolojisi hk. M.T.A. der. 83, 1-30, Ankara
McGowen, J.H., Garner, L.E., 1970,
Physiographic features and stratification types of coarse—grained point bars:
Modern and ancient examples: Sedimentology 14,77—111
Reineck, H-E., 1970b, Marine Sandkörper,
rezent und fossil. Geol. Rundschau 60, 302-321
Scruton, P.C., 1960, Delta building and
deltaic sequence, in: Shepard, F. P., Phleger, F.B., Andel, T.H. Van
Singh, I.B., 1972, On the bedding in the
natural—levee and the point—bar deposits of the Gomti River, Uttar Pradesh,
India. Sediment. Geol. 7,309-317
Ternek, Z., 1949, Geological study of the
region Keşan Karadağ. Istanbul
Wentworth, C.K., 1922, A. scale of grade and
class terms for clastic sediments. J. Geol. 30, 377-92.
Williams, P.F., Rust, B.R., 1969f, The
sedimentology of a braided river. J. Sediment. Petrol. 39, 649-679.

|